Mesleğimizi Seçmek Elimizde mi?

Mesleğimizi Seçmek Elimizde mi

Hayatımız boyunca hepimiz, büyük çapta ya da küçük çapta iniş çıkışlar yaşarız. Bazı zamanlar bu iniş çıkışlar düzenimizi bir anda alt üst ederken, bazı zamanlar ise hızlı ama monoton giden yaşantımıza renklilik katar.Böyle durumlarda kimimiz hayatımızın olumsuz zamanlarında duraklarken, kimimizde bu olumsuzluklardan ders çıkarmaya çalışır, yeni yaklaşımlar getiririz. Aslına bakarsanız hepimizin mücadelesi aynı; yüksek bir yaşam standardı ve daha iyi bir kariyer planlaması.

Vakti zamanında sorardı büyüklerimiz “- Çocuğum büyünce ne olmak istersin?” . Teşvik edilirdik hep diplomalarımızı en iyi bölümlerden almaya. Peki gerçekten hiç oturup düşündük mü acaba ben hayatımı doğru yönlendirdim mi diye…

Yaşantımız boyunca süre gelen teşvikler, içinde bulunduğumuz ekonomik şartların çıkmazları, 3-5 saatlik sürelere yayılan sınavlar,vb mesleğimizi seçmede artık daha etkin oluyor.

Bu konuda uygulanması hiç de zor olmayan, belki de birçoğumuzun zaman zaman düşündüğü fakat uygulamada çelişkide olduğu çözüm önerilerini ve görüşlerimi bu yazımda sizinle paylaşmayı istedim.

Evet, bu konuda nasıl bir yol izlenmeli acaba…

Üretim ve kalkınmada en önemli argüman insandır. İnsana yapılan yatırım geleceğe ve refağa yapılan yatırım sayılır. Bu durumda ezberci zihniyetten kurtularak, okuduğumuzu ve gördüklerimizi yorumlayabilmemiz gerekir. İlköğretim dönemlerinde mesleklerin bir ders kalıbı içerisinde değil de, uygulamalı ve eğlenceli bir formatta öğretilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Bireyin, yetenekleri, yatkınlıkları bir rehber öğretmen aracılığı ile tespit edilerek, öğrenime bu doğrultuda yön verilmeli ve teşvik edilmelidir. Böylece çocukluk çağımızdan itibaren seçeceğimiz mesleğimizi; ilgi alanlarımız ve kişiliğimiz doğrultusunda şekillendirmeye başlayabiliriz. Örneğin; doğaya, resim yapmaya merakı ve becerisi olanların ressam ya da sporcu olması, müziğe ilgisi olanların müzisyen, şiir yazmayı sevenlerin şair olması gibi. Çoğumuz, bu dalları meslekten öte hobi olarak nitelendiriyoruz.

Uygulanan sınavların mesleğimizi seçmede ölçüt oluşturmaması gerekir. Bilinçli bireyler olarak meslek seçimlerimizi kendimiz belirleyebilmeli, yetenek ve ilgi alanlarımızı mesleğimizde kullanabilir pozisyonlarda olmalıyız. Her ne kadar sınav tercihlerimizi kendimiz belirlesek de, kendimizi sınavlarda aldığımız puanlar doğrultusunda sınırlandırmamalıyız. Ülkemizde uygulanan sınav sistemi doğrultusunda bocalamalar yaşıyoruz. Birçoğumuz aldığımız puanların esiri olup ideallerimizden vazgeçiyoruz, birçoğumuz üniversitelere yerleştirildikten sonra karar değiştiriyoruz, bir çoğumuz da çan eğrilerinin kurbanı olarak yolumuza devam ediyoruz. Peki ya doğrusu; kuşkusuz ideallerimizin üzerine gitmek.

Kişiliğimiz, duygu ve düşüncelerimiz meslek seçimimizin tampon noktasıdır. Dolayısıyla, keyif ve feyz alabileceğimiz bir mesleği seçmek en doğrusu olacaktır. Bu konuda her zaman kendimize yatırım yapabilmeliyiz. Mesleğimizi para kazanma aracından çok bilgi işleme amacı olarak görmeliyiz. Birçok danışmanlık ve eğitim şirketlerinin haricinde, kamu ve özel sektör, bireysel eğitimleri doğrultusunda bireyleri topluma işgücü potansiyeli yaratarak kazandırabilir. Bu konuda çeşitli mesleki eğitimler verilerek, bu eğitimler sonucunda bir seçim yapılabilir. Genelde şirketler, eleman ilanlarında “deneyimli” ya da ” x yıl tecrübeli” şeklinde ibareler kullanırlar. Bu ibareye bazı mesleklerde katılmakla beraber (yöneticilik, başkanlık,vb.), bazılarında da aksini savunuyorum. Bir bireyin deneyimli olması, o bireyin mesleğinde başarılı olacağı anlamına gelmez. Tam aksine genç beyinlerin verilecek eğitimlerle mesleğinin pekiştirilmesi şirketler için daha pratik bir çözüm olacaktır diye düşünüyorum.

Bilim ve teknolojinin ilerlemesine paralel olarak gün geçtikçe formasyon açısından branşlaşmalar da gözlenmekte, bazı meslekler iş hayatımızdan silinirken diğer yandan da yeni meslekler ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla seçeceğimiz mesleklerin, küreselleşmeye paralel olarak yeniliklere açık, kişisel tatmin noktasında doyurucu olabilmesi gerekir. Yenilikler bireyin kariyerin ilerlemesinde de önemli olduğundan, bu konuda da ilerleme ve branşlaşmalar baz alınacak şekilde bireysel ve sektörel eğitimlerin verilmesi, meslek tanıtıcı broşürlerin hazırlanıp, bireylere dağıtılması avantajlı olacaktır.

Başlangıçta da belirttiğim gibi hepimizin mücadelesi aynı; yüksek bir yaşam standardı ve daha iyi bir kariyer planlaması. Bu ortak temadan yola çıkarak aldığımız kararlara ve mesleğimizle ilgili atacağımız her adıma dikkat etmeliyiz. Kararlarımızın ilerideki yaşantımızı ne şekilde etkileyeceğini düşünerek hareket edip, vereceğimiz küçük bir yanlış kararın sonrasındaki pişmanlığı yaşamamak adına ideallerimizi gerçekleştirmek için çaba sarfetmenin doğru olacağını düşünüyorum.

İstanbul Eğitimler